HİKÂYEM
Yarını beklemeden,
bugünden başlamak.
Her şey, uyuduğum halde eskisi gibi toparlanamadığımı fark etmemle başladı.

Acil Tıp Uzmanı
Acil tıpta nöbetler hayatımın bir parçasıydı. Bir süre sonra, nöbetin ardından uyusam bile kendime gelmemin daha uzun sürdüğünü fark ettim. Dinleniyordum ama toparlanmam eskisi gibi olmuyordu. Hayatım boyunca dönem dönem yaptığım spora yeniden başladım. Hareket etmenin bana iyi geleceğini, bu yolla daha iyi hissedeceğimi düşündüm.
Bir nöbetin ertesi günü antrenmandaydım. Daha önce de çalıştığım ağırlıklarla çalışıyordum. Son hareketimin son setinin son tekrarında ayağım kırıldı. Ardından Lisfranc ameliyatı geçirdim. Yürüyemediğim bir dönem ve meşakkatli bir iyileşme süreci başladı.
O zamana kadar sağlığı hem bir hekim olarak biliyor hem de kendi hayatımda yaşamaya çalışıyordum. Yürüyememek ise konuya başka bir yerden bakmama neden oldu. Her gün yapabildiğimiz hareketlerin, kendi işimizi görebilmenin ve bedenimize güvenebilmenin ne kadar değerli olduğunu kendi üzerimde hissettim. İyileşmek zaman istiyordu; ben de bu süreçte alışkanlıklarıma daha yakından bakmaya başladım.
Bana iyi gelmediğini bildiğim alışkanlıklardan uzaklaştım. Bunun faydasını gördüğümü hissettim. Sağlığıma ayırdığım dikkat, geleceğe yönelik bir niyet olmanın ötesinde, o gün nasıl hissettiğimle de ilgiliydi. Yaşadığım değişim, sağlıklı yaşamı hayatımın içinde daha ciddi ve daha sürekli bir yere koymamı sağladı.
Acil serviste gördüklerim de zihnimde aynı soruyla birleşiyordu. Biz hastalarımızla çoğu zaman hayatlarının en zor günlerinden birinde karşılaşıyoruz. O gün yapabileceklerimiz çok önemli. Fakat karşımıza çıkan tablonun geçmişi bazen yıllara, hatta onlarca yıla uzanıyor. O anda müdahale edebildiğimiz şeylerin ve yaratabildiğimiz etkinin sınırları var. Ben, bu sürecin daha erken bir noktasında nasıl etkili olabileceğimi düşünmeye başladım.
Longevity’ye yönelişim bu iki deneyimin kesişiminde başladı: acil serviste karşılaştığım hastalıklar ve kendi bedenimin bana gösterdikleri. Acil tıptaki klinik birikimimi, sağlığı daha erken korumaya odaklanan bir bakışla bir araya getiriyorum. Bu, mesleki yönümü genişlettiğim ve kendi hayatımda da sürdürdüğüm bir yolculuk.
Önce kendimle başladım. Günlük alışkanlıklarımı gözden geçirdim; bana iyi gelen değişiklikleri hayatımın bir parçası haline getirdim. Ardından bu yaklaşımı ailemle paylaştım. Benim için en anlamlı karşılığı, geleceğe hazırlanırken bugünkü yaşam kalitemde de fark hissetmek oldu. Kendi deneyimim bana yön veriyor; bir yöntemin başkası için uygun olup olmadığını ise bilimsel kanıtlar ve o kişinin koşulları belirliyor.
İnsan bu yolculuğa kendi başına da çıkabilir. Ancak doğru bilgiyi bulmak, çelişen önerileri tartmak ve nereden başlayacağını seçmek zaman ve emek istiyor. Hekimlik birikimimin burada sunduğu değer; bilgiyi değerlendirmek, öncelikleri ayırt etmek ve sağlıkla ilgili kararları daha sağlam bir zemine oturtmak. Bu sitede de araştırmaları bu bakışla ele alıyorum.
İdeal ve optimum, herkes için aynı ve değişmez bir nokta değil. Yaşımız, ihtiyaçlarımız ve yaşam koşullarımız değişiyor; bilim de yeni bilgiler üretiyor. Yeni bir teknik, takviye, cihaz veya yöntem gündeme geldiğinde sorduğum soru şu: Hangi kanıta dayanıyor, kimin için anlamlı ve hangi sınırlara sahip? Her yeniliğin peşinden gitmek gerekmiyor; gerçekten değer katanı ayırt etmek gerekiyor.
Benim yaklaşımım küçük ve basit değişikliklerle başlamak, sürdürülebilir olanı yerleştirmek ve zaman içinde yeniden değerlendirmek. Bu yolun tek bir bitiş çizgisi yok. Ben de her gün bu sürecin içindeyim. Burada paylaşmak istediğim; kendi hayatımızın sorumluluğunu alırken bilimden yararlanmak, adım adım ilerlemek ve daha iyi bir yarını beklemeden bugünümüzü de daha iyi yaşamak.
Ali Cankut Tatlıparmak
Bilimden yaşama notları okuyun →